18 Kasım 2015

ISTANBUL'UN EN BUYUK SORUNU

İstanbul'un en büyük sorunu sizce nedir?

Bana göre; önce kalabalık sonra trafik! Ama en önemli sorun hangisini derseniz kesinlikle trafik! derim.


Dün yeniden çalışmaya başladım. Uzun zamandır trafiğin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmıyorum. İyi ki de çıkmıyorum :) Dün işe giderken ve gelirken trafikte 3.5 saat geçirdim.

Şaka gibi...

Halbuki bu zaman zarfı içerisinde daha faydalı şeyler yapabilirdim. İnsanlar 3.5 saatte uçakla birçok yere gidiyor biz İstanbul içinde bir yerden başka bir yere gidemiyoruz.

Bu Sorun Nasıl Çözülecek?

Benim düşüncem; insanlar lüksten vazgeçmediği sürece bu asrın çözülmez. 

Bakıyorum trafikteki araçlara, hemen hemen hepsinde sadece bir kişi var, o da şoför. Halbuki iş arkadaşlarımızı yoldan alsak ya da aynı yerde oturduğumuz kişilerle aynı araçta, ortak bir noktaya kadar birlikte gitsek. Bu da mı olmadı? O zaman toplu taşıma aracı kullansak?

Hiçbiri olmadıysa, o zaman bisiklet yolları yapılması için belediyelere dilekçeler yazsak, mailler atsak da yollar yapılsa bisiklete gönül rahatlığıyla binsek. 

Ee bu da olmadı mı? Peki o zaman iki üç duraklık yola arabayla gitmeyip, az biraz hareket edip yürüsek?

Oldu oldu, hepsi de çok güzel oldu. Ama bilinç lazım, bilinçlenmek lazım.

Daha bilinçli, birbirine daha saygılı, kurallara uyan bir toplum olacağımız günlere olan inancımla herkese, sabır sınırlarının zorlanmayacağı, stressiz, güzel bir gün diliyorum. 

Sevgiler

Etiketler: , ,

7 Yorum:

saat: 18 Kasım 2015 09:56 , Blogger kedilievin tarzi dedi ki...

bence en büyük sorunu saygı eksikliği ve bencillik

 
saat: 18 Kasım 2015 11:04 , Blogger Mavi'nin Güncesi dedi ki...

Sizin dediğiniz bence Türkiye'nin genel sorunu, kırsal yerler hariç

 
saat: 19 Kasım 2015 15:52 , Blogger Gamze S dedi ki...

Merhaba,

herseyin temelinde egitim yatiyor bunu bilmemiz gerek. Istanbul gibi nice 10 milyon üzeri insan barinriran sehirler var... ama sehirlesmeyi ve planlamasini dogru yapip ileriye yönelik arastirmalar yapiyorlar. Istanbul kirsallardan büyük göc almaya basladiginda kimse bu günleri öngöremedi. Ve hala yaptiklari pek bir ise yaramiyor. Biz haftasonu Beylikdüzünden Göztepeye gittik. Gidis 2,5 saat. Dönüs saat 5 civari... toplam arada pes edip kenara cekmek ile... 5 saat. Simdi kimse bana olaganüstü durumlardan bahsetmesin- her haftasonu öyle! Gidisati da ic acici degil...

Neyse, daha cok yazilir bu konuda ama aslinda sizi etkinlikten bulup ziyarete geldim ve begenip ekledim. Dilerseniz bana da beklerim... :)

Sevgilerimle <3

Websitem: http://gamzenindunyasi74.blogspot.com.tr

Google+: http://plus.google.com/+GamzeSGamzeninDunyasi
Instagram: http://instagram.com/gamzenin_dunyasi74
Facebook: http://facebook.com/UmutluEvKadini74/
Twitter: http://twitter.com/Gamze74Dunyasi

 
saat: 20 Kasım 2015 01:40 , Blogger Jale güney sun dedi ki...

Saatli yaşamaya alıştık valla. Nedir bizim çilemiz? :(((

 
saat: 20 Kasım 2015 19:29 , Blogger Mavi'nin Güncesi dedi ki...

Üniversite öğrencisiyken 4 sene Kağıthaneden Göztepeye gittim. Üstelik ilk iki sene metrobüs yoktu ama çalışmaları vardı. Bu çalışmalar yüzünden de inanılmaz trafik tabi. İnanın sadece gidişim 4saat sürüyordu. Bir de bunun akşam dönüşü var. Günde en az 6 saatim yolda geçiyordu. Ben üniversiteye gidene kadar hayret ederdim insanlar nasıl otobüslerde ayakta uyuyorlar diye. Birgün artık yorgunluktan uykusuzluktan ayakta uyuyakalıp düşmek üzereyken kendimi bulunca anladım nasıl uyuduklarını :)
Bu arada hoşgeldiniz. En kısa zamanda ben de uğrayacağım size.
Sevgiler

 
saat: 20 Kasım 2015 19:29 , Blogger Mavi'nin Güncesi dedi ki...

Evdeki hesap çarşıya uysa problem değil

 
saat: 20 Kasım 2015 19:32 , Blogger Mavi'nin Güncesi dedi ki...

Üniversite öğrencisiyken 4 sene Kağıthaneden Göztepeye gittim. Üstelik ilk iki sene metrobüs yoktu ama çalışmaları vardı. Bu çalışmalar yüzünden de inanılmaz trafik tabi. İnanın sadece gidişim 4saat sürüyordu. Bir de bunun akşam dönüşü var. Günde en az 6 saatim yolda geçiyordu. Ben üniversiteye gidene kadar hayret ederdim insanlar nasıl otobüslerde ayakta uyuyorlar diye. Birgün artık yorgunluktan uykusuzluktan ayakta uyuyakalıp düşmek üzereyken kendimi bulunca anladım nasıl uyuduklarını :)
Bu arada hoşgeldiniz. En kısa zamanda ben de uğrayacağım size.
Sevgiler

 

Yorum Gönder

Okuduklarınızla ilgili düşüncelerinizi benimle paylaşarak kendimi geliştirmeme katkıda bulunursanız sevinirim.
Ayrıca iletişim ve sosyal medya hesaplarınızı yoruma eklemeyi unutmayın.
Sevgiler
Mavi'nin Güncesi

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa