04 Kasım 2015

Çocuklarınız Ekran Bağımlısı Olmasın

Merhabalar,

Blogumda konuklarımı ağırlamaya devam ediyorum. bugünkü konuğum Sevgili Jaleceanne bize çocuklarda ekran bağımlılığı ile ilgili düşüncelerini, çevirisini kendi yaptığı makalelerden alıntılarla paylaşacak. 

İyi okumalar


"Çocuğumun TV izlemesi konusunda hep endişelerim olmuştur. Çocuklara TV izletmenin zararları konusunda sayısız yazı, araştırma, makale, uzman görüşü okumuşumdur. Bu sebeple çocuğumu ekranlardan ve zararlarından korumam gerektiğini düşünmüşümdür. İyi bir TV izleyicisi olmadığımdan, çocuğum için  de böyle bir tutum sergilemek zor olmayacaktı. Özellikle 2 yaşına kadar mümkün olduğunca uzak tuttum kızımı TV'den. Mümkün olduğunca diyorum çünkü benim de zayıf anlarım, çözümsüz süreçlerim oldu.(yemek yedirme sırasında ve hasta olduğu zamanlarda) Ama bunu yaparken de kısa süreli şarkılı videolar izletmeyi, bebekler için olduğu söylenen yayınları kullanmayı tercih ettim. Dediğim gibi çok çok seyrek olmuştur. Ancak 2 yaşından sonra, düzenli olmasa da günde bir iki defa kısa sürelerle çizgi film, İngilizce şarkı videoları izlettim. Ama her defasında da suçluluk duygusuyla, çabucak kapatmaya çalışarak ve en ihtiyacım olduğu anlarda yaptım. Peki neden bu kadar rahatsız oluyordum TV, tablet,bilgisayar ya da telefon ekranından bir şeyler izlemesinden? Çünkü şimdiye kadar okuduğum ve edindiğim bilgiler bunu söylüyordu. Gel gelelim zaman zaman eleştiriliyordum bu tutumumdan ötürü.



Geçenlerde okuduğum bir yazıdan alıntılar (yabancı kaynaklı bir yazıydı, çevirisini yaptım) yaparak ve kendi fikirlerimi de ekleyerek TV izlemenin zararlarını açıklayan bir yazı yazmak istedim.  "Ne var canım, hangisi izlemiyor ki?", "TV'den de çok şey öğreniyorlar ama." "Sen de biraz fazla abartıyorsun" gibi şeyler söyleyerek beni eleştirenlere de açık bir yanıt olacaktı bu yazı aynı zamanda.

"Eğer, kendi kendini uzun süre oyalayabilen ( ki bu size epey boş vakit kazandırır, çocuklu arkadaşlarınız size özenir ) akademik gelişimine en iyi şekilde ulaşan, dinleyerek öğrenebilen ve bu sayede ödev yapmaya, sınavlara çalışmaya daha az zaman ihtiyaç duyan, genel anlamda okul stresini daha az yaşayacak olan çocuklar yetiştirmek istiyorsanız; ilk 2-3 yılında çocuklarınıza TV izlettirmeyin. Bu sandığınızdan daha kolay. Çünkü eğer TV izletmeye bir başlarsanız, bir daha kurtulamazsınız."
-Janet Lansbury-

Çocukların ekran karşısında geçirdikleri zamanın uzaması, bana göre de hayal gücünü söndürmeye ve kendi kendine yetme becerisini yok etmeye doğru ilerler.

"En gerekli durumlar dışında, İşlerinizi yapabilmek için günlük rutin olarak TV'yi kullanıyorsanız, kendi kendini oyalayabilme becerisine daha az sahip bir çocuk yetiştirerek beynini şekillendiriyorsunuz demektir. Bunun yerine çocuğa bir bakıcı bulmak ya da kısa süreli de olsa okula göndermek çok daha iyi olacaktır. Çocuğunuzun beyin gelişimini riske atmak, ödenemeyecek kadar büyük bir bedeldir."

Söylendiğinde kulağa korkunç gelse de yavaş yavaş olan şey bu. Çünkü çok kolay bağımlılığa dönüşen bir alışkanlık TV.

Amerikan Pediatri Akademisi'nin yaptığı araştırmaya göre, 2 yaşın altındaki çocuklar hiç TV vs.. izlememeli, 2 yaştan büyük olanlar ise günde 1 saat ya da belki 2 saat ile sınırlanmalı ve seçilmiş programlar izletilmelidir. Bu da haftada 10 saate denk gelebilir.

 TV izlemek neden zararlıdır?

* TV beyin gelişimini değiştirir.
* Okuyarak öğrenmelerini engeller.
*Gelişimleri için yapabilecekleri pek çok şey daha varken, (resim, koşma, diğer insanlarla iletişim) TV karşısında çok zaman geçirirler.
* TV izlemek bağımlılığa çok kolay dönüşür ve hayatlarının bir parçası haline gelir.

TV ve bilgisayar oyunları çocuğun  beynini farklı bir biçimde geliştirerek uyarır. Bu farklı uyarı, dikkat sürelerini kısaltmak, dürtülerini kontrol etmeyi azaltmak, saldırganlığı arttırmak olarak sayılabilir. TV'yi daha çok izleyen çocukların dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu sorununu yaşamalarının daha yüksek ihtimal olduğunun kanıtları artmaktadır.

Çok aşırı bir düşünce olarak görüyorsanız, bir de şöyle düşünün. Vücuduna ve beynine zarar verebilecek bir başka aktiviteye izin verir miydiniz?

Küçük çocukların beyni, fiziksel dünyayla iletişime geçerek, hikaye anlatılarak ve hayal gücüyle gelişmeye göre programlanmıştır. Hayal gücünü pasivize eden ekran karşısında olma durumuna göre değil.

Çocuklar öyle görünmese de gelişimleri için yapacak önemli işleri vardır. Hayal oyunları, bloklar inşa etmek, resim çalışmaları, yaşıtlarıyla sosyal ilişkiler, ailesiyle yemek pişirme, tırmanma, sallanma, kitap okuma gibi. Bu gibi aktiviteler, çocuğun beyin gelişimi için faydalı olan insan ilişkilerini ve problem çözme becerilerini geliştirme, mantık ve matematik altyapısını oluşturma gibi etkileri vardır.

Yasak olanın cazip olması durumuna gelince; siz evde ne kadar az izlerseniz çocuğunuzda da bu alışkanlığın gelişmesini o derece önlemiş olursunuz. Çocuğunuzun ilerleyen yaşlarında bu engellemeleriniz azalsa ve çocuğunuz TV izlemeye başlasa bile, geç başlayan bir TV bağımlılığı çok da fazla görülmemektedir.

 Ben de hep bunu söylüyorum. Erken yaşta çocuğumuza kazandırmaya çalıştığımız alışkanlıklar ve edindirdiğimiz bazı kazanımlar sağlam temellere oturmuş oluyor ve kolay kolay sarsılmıyor. Ya da ne kadarını başarırsak kar gözüyle bakıyorum ben. Ve inanıyorum ki muhakkak az da olsa katkımız oluyordur bu anlamda.

Bilgisayara da fazla bağlanmamak gerekir. Evet belki yalnızca eğitici programlar seçilebilir ve çocuğunuza okumayı öğretiyor olabilirler ve TV'den biraz daha iyi olabilir, çünkü TV daha pasif bir izleme gerektirir, ancak çoğu uzman bilgisayarla tanıştırmayı mümkün olduğu kadar ertelememizi ya da kesin bir şekilde süre kuralı koymamızı öneriyor çünkü bilgisayar oyunları da kolaylıkla bağımlılığa dönüşebiliyor.

Çocuğunuzun ekran saatini ne kadar umursamazsanız o kadar bağımlı olmasına neden olabilirsiniz. 8 yaşına geldiklerinde (tabii daha önce olmazsa) ne izlediklerini kontrol de edemeyeceksiniz. Çünkü siz odadan çıkınca farklı bir kanala geçebilmeleri mümkün. En iyisi bu alışkanlığa hiç bulaşmamaları.

TV'nin çocuklar üzerindeki etkisini araştıran yüzlerce çalışmanın  şiddet içeren programların çocuklarda şiddete eğilimli olması yönünde kanıtları mevcut. Çocuklarınızın hiç şiddet içeren program izlemediğini söyleyebilir misiniz? Yeniden düşünün.

Yapılan bir araştırmaya göre en masum denebilecek animasyon filmlerinde bile şiddet unsuru mevcut. İyi karakterin sorunu çözmek için şiddete yönelmesi gibi. 1937-1999 arası çekilen tüm filmler şiddet içermektedir. Ve bu yıllar geçtikçe de artmaktadır.

İyi adamın kötü adamı yenmesi bile şiddetin normal olup kabul gördüğünü gösterir. Çoğu çocuk oyunlarında bu iyi adamlar gibi olmayı istemektedir.

Amerikan Çocuk ve Yetişkin Psikiyatri Akademisi şiddet programlarının etkilerini şöyle açıklamıştır:

*Şiddete karşı bağışıklık kazanma ya da şiddetin korkunçluğuna karşı hissizleşme
*Yavaş yavaş şiddetin bir çözüm yolu olabileceğini kabullenme
*TV'de gördüğü şiddeti uygulamaya kalkma
*Karakterlerle kendini özdeşleştirme

Çalışmalar gösteriyor ki evde ve ailede öyle bir tutum ve atmosfer olmasa da çocukta şiddet eğilimi görülebiliyor.

Psikiyatrların ailelere önerileri ise şöyle:

*Çocuklarınızın ne izlediğine dikkat edin ve bazen de birlikte izleyin
*TV izlemelerine sınır koyun
*Çocukların odasından TV kaldırın
*Çocukların şiddet içeren programlar izlemelerini engelleyin ve kanalı değiştirin ve sebebini açıklayın
*Oyuncunun rol icabı ölmediği ve zarar görmediğini ama gerçekte insanların zarar gördüğünü söyleyin.
*Çocuklarınız arkadaşlarını örnek gösteriyor ve izlediklerinden bahsediyorsa bu konuda diğer ailelerle iletişime geçin.

Peki TV izlemek yerine neler yapılabilir?

Küçük çocukların, henüz TV ile tanışmayanların çoğu kendilerini oyalamayı bilir. Teknoloji kullanmak isterseniz de sesli kitapları deneyin. Hem bağımlı yapmaz hem de hayal güçlerini geliştirir.

Eğer o gün çocuğunuzla hiç vakit geçirmemişseniz, o çocuk kendi kendini oyalayamaz. Anne babasının ilgisine ihtiyaç duyan çocuk ancak TV, bilgisayar ile meşgul olarak avunur. Ama eğer siz çocuğunuzla kitap okur, bloklar, yap-boz larla oynarsanız, onun duygusal ihtiyacını kesintisiz ilginizle karşılamış olursunuz. Ve ancak o zaman bir başka şeyle ilgilenmeye geçebilir. Boş kalınca cepte bir kaç fikir bulundurmanızda fayda var.

Resim yapmak, müzik dinlemek ve dans etmek, salona kadar uzayan bir kağıt zinciri kesip yapmak, ya da ceketini giyip dışarı çıkıp kumlarla oynamak. Ya da daha iyi bir fikrin var mı diye çocuğa sormak.

Çocuğunuzun belli bir plana ihtiyacı olmayabilir. Çoğu çocuk hayali oyunları ya da hayali arkadaşlarla oynamayı sever.

Şunu unutmayın kendilerini eğlendiren bir şeyler bulmak onların kendi görevidir. Bir kere alışınca kendi kendilerine zaman geçirmenin tadına varırlar. Bunun da hayal güçlerine ve kendi kontrollerini sağlamalarına katkısı büyüktür. Zamanını yönetebilme becerisi ve kendilerini eğlendirebilme yeteneği kazandırma, bizlerin aşırı hızlı ve telaşlı programları ve ortamlarında yetişen çocuklar için koruyucu bir hediye niteliğindedir.

Sonuç olarak benim 3 yaşında kızım da ara sıra TV, tablet, telefon vb..ekranlarından bir şeyler izliyor.Ya o zamana ihtiyaç duyuyorum ya çok huysuz ve hastayken hiç bir şeyle oyalanmak istemeyince ya da birlikte eğlenceli bir şeyler yapalım ama ben de yorulmayayım diye düşündüğüm zamanlarda(özellikle uykusuz, yorgun ve şimdilerde işten dönmüşsem). Bu demek değil ki benim fikrim değişti. Ama kontrollü bir şekilde ve kısıtlı sürelerle olduğu takdirde o kadar zararlı olmayacaktır diye düşünüyorum. Hatta içlerinde faydalı, eğitici programlar, çizgi filmler, şarkılar olduğu da muhakkak.( Özellikle yabancı dil öğretiminde faydalı bulduğum program ve videoları da önceki yazılarımda da paylaşmıştım.)Yine de süreyi, kısa tutmaya, mümkün olduğunca yanında olmaya ve elbette ki çok seçici olmaya dikkat ediyorum. Pek çok şeyde olduğu gibi bu konuda da "azı karar çoğu zarar" mantığı sanırım durumu özetlemeye yetecektir.

Sevgiyle ve sağlıcakla kalın.....



İlgili yazı: http://www.ahaparenting.com/ages-stages/toddlers/toddler-preschooler-tv-computer
Okuduklarım ve yararlandıklarım:
http://kidshealth.org/parent/positive/family/tv_affects_child.html
http://content.time.com/time/health/article/0,8599,1882560,00.html
http://www.fisher-price.com/en_US/parenting-articles/family-matters/television-how-it-can-affect-your-children

TV dışında aktivite fikirleri için: Idea Jar for boredom busting



4 yorum:

  1. En azından 2 yaşına kadar uzak tutabilsek kardır diye dusunuyorum. 2 yastan sonra kısıtlı surelerde izlenebilir bağımlı hale gelip gelmemesi ise bana göre ebeveynlerin elinde olan birsey. Süreleri iyi ayarlamak gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle. Süre ayarlaması ve ne zaman izlenip izlenmeyeceğine anne babanın karar vermesi çok önemli.

      Sil
  2. Yazıda katıldığım o kadar çok nokta var ki. Ek olarak tv karşısında uzun süre hareketsiz kalan çocukların obez olma tehlikesi ile karşı karşıya olduklarını söyleyebilirim. Çizgi filmlerdeki şiddetin onları daha küçükken etkileyip hissizleştirebilecek olması gerçeği ise insanın kanını donduruyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız o da çok önemli bir husus. Obezlik tüm dünyada ciddi bir sorun olarak ele alınıyor. Ve TV de buna önemli bir etken.

      Sil

Okuduklarınızla ilgili düşüncelerinizi benimle paylaşarak kendimi geliştirmeme katkıda bulunursanız sevinirim.
Ayrıca iletişim ve sosyal medya hesaplarınızı yoruma eklemeyi unutmayın.
Sevgiler
Mavi'nin Güncesi